Türkiye’nin E-Ekonomiye Geçiş İçin Stratejiler (*)
İnternet’i etkin bir biçimde kullanarak e-İşletme’ye dönüşebilen ve e-Ekonomi’nin isteklerine genellikle uyum sağlayabilen şirketler uluslararası pazarlarda rekabet üstünlüğü kazanmışlardır. İşte bu nedenle günümüzde, İnternet toplumsal ve ekonomik gelişme açısından stratejik bir öneme sahiptir.
Temel dinamiklerle şekillenen yeni ekonominin ya da e-ekonominin geleneksel ekonomiyle nerelerde farklılaştığının kavranabilmesi aşağıdaki tablo ile daha kolay olabilecektir. Özellikle KOBİ’lerin yukarıdaki tabloyu iyi inceleyip, firmalarını geleceğe taşımaları için acil eylem planları geliştirmeleri gerekmektedir.
Geleneksel Ekonomi İle İnternet Ekonomisinin Farklılaştığı Noktalar
|
|
Geleneksel Ekonomi
|
e-Ekonomi
|
|
Ekonomik karakteristikler
|
|
|
|
Pazar
|
Statik
|
Dinamik
|
|
Faaliyet alanı
|
Ulusal
|
Küresel
|
|
Organizasyon yapısı
|
Bürokratik, hiyerarşik
|
Çalışma ağı, girişimci
|
|
İşin coğrafi hareket kabiliyeti
|
Düşük
|
Yüksek
|
|
Bölgelerarası rekabet
|
Düşük
|
Yüksek
|
|
Endüstri
|
|
|
|
Üretim yönetimi
|
Kitle üretimi
|
Esnek üretim kabiliyeti
|
|
Temel üretim faktörleri
|
Sermaye, iş gören
|
Yenilik, bilgi
|
|
Kritik teknolojik faktör
|
Mekanizasyon
|
Dijitalleşme
|
|
Rekabette avantaj kaynağı
|
Maliyet
|
Yenilikçilik, kalite, pazar bilgisi, maliyet
|
|
ARGE’ye verilen önem
|
Orta
|
Yüksek
|
|
Sektörel ilişkiler
|
Yalnız çalışmak
|
Anlaşma & birleşmeler
|
|
Pazarlama faaliyetleri
|
Kitlesel pazarlama
|
Kişisel pazarlama
|
|
İş gücü
|
|
|
|
Hedef
|
Sürekli iş
|
Yüksek ücret ve gelir
|
|
Beceriler
|
İşe odaklılık
|
Geniş kapsamlı beceriler, birden fazla konuya hakim olma
|
|
İşveren – işgören ilişkileri
|
Rekabet
|
Birlikte çalışma
|
|
İstihdam özelliği
|
Sabit
|
Risk ve fırsatlarla donatılmış
|
Yukarıdaki tabloda görüldüğü gibi İnternet bütün dünyada ekonomik faaliyetlerin yürütüldüğü ortamı değiştirmiştir. İş ve işçi tanımları, işveren çalışan ilişkileri, üretim ve pazar ortamları bu yeni teknolojilerden derinden etkilenmekte ve değişmektedir.
e-Ekonomi’nin temel aktörlerini; kamu, özel sektör, hizmet sağlayıcılar, sivil toplum kuruluşları, eğitim kurumları, yerel yönetimler ve elektronik iş koşullarını düzenlemekle yükümlü kurumlar oluşturmaktadır. Hepsinin de bu yeni ortamın gelişmesi ve etkin kılınması açısından ortak sorumlulukları ve görev/işlevleri bulunmaktadır.
e-Ekonomi’nin yapılanmasında devletin “yeni” rolü özel bir önem taşımaktadır. Bu rolde bütün birey ve şirketlerin bilgiye “ödenebilir bir bedel” üzerinden erişebilirliğini sağlamak, gerekli yatırımların yapılması için uygun ortam ve iklimi yaratmak öne çıkmaktadır.
Bu bağlamda Türkiye'nin bilgi toplumuna geçiş sürecinde e-Ekonomi’nin yapılanması açısından stratejik öncelikler şöyle sıralanabilir:
- KOBİ’lerin e-Ekonomi’nin koşullarında gelişmelerini teşvik etmek ve giderek bütün işletmelerin e-İşletme niteliğini kazanmalarını sağlamak,
- e-Ticaret yoluyla üreticilerle tüketicileri buluşturan yapıları etkinleştirici girişimleri sağlamak,
- Türkiye’de e-Ekonomi’nin güçlenebilmesi için nitelikli işgücünü yetiştiren ve yeniden ülke içine çekebilecek politikaları hayat geçirmek,
- e-Ekonomi’de kazanılan faydanın toplumun bütün katmanlarına dağılabilmesi için sayısal uçurumu azaltacak, geri kalmış bölgelere dönük altyapı ve eğitim politikalarını hayata geçirmek,
- e-Ekonomi’nin işleyişine aykırı aşırı düzenlemelerden kaçınan, gerekli destekleri sağlayan, rekabetçi politikaları işler kılmak,
- Şirket ve kurumların önümüzdeki 10-20 yıllık dönemlerde e-Ekonomi çerçevesinde gelişme perspektiflerini ve stratejilerini şimdiden tasarlamak, bunun için gerekli araştırmaları sürekli kılmak,
(*) 2002 Türkiye Bilişim Şurası Raporundan derlenmiştir.
Levent Karadağ |